Takip Edin

Bilim

NANOTEKNOLOJİ

Yayınlanma tarihi

-

OKUMA ZAMANI: 3 dakika

Nanoteknoloji; genel olarak a 1-100 nanometre boyutlardaki maddelerin anlaşılması, kontrol edilmesi ve atomsal seviyede değiştirilip işlevsel hale getirilmesi olarak tanımlanır. 21. yüzyılın kilit teknolojisi olan Nanoteknoloji, hastalıkları tespit etme ve tedavi etmede, çevreyi izleme ve korumada, enerjiyi üretme ve depolamada, mahsul
üretimini iyileştirme ve gıda kalitesini artırmada ve kompleks yapılar inşa etmede devrim yaratan en yeni uygulamaları sunmaktadır

Nanoteknoloji ve kullanımı

Nanoteknoloji ve kullanımı

 

Tarihte Nanoteknoloji;

Tarihte geçmişi çok eskiye dayanan nanoteknoloji ürünlerine günümüzde sıklıkla rastlanmakla birlikte, bu ürünlerin temel taşı olan nanoparçacıklar ancak 19. yüzyılın ortalarında araştırılmaya başlanmıştır. Nanoteknolojinin gelişmesinde en büyük adımı, Michael Faraday 1857 yılında küçük altın nanotanecikler içeren sulu kolloidal karışımlar hazırlayarak ve bu karışımların optik ve elektriksel özelliklerini inceleyerek atmıştır. Nanoparçacıkların boyutlarını ise ilk defa 1925 yılında Richard Zsigmondy ölçmüş ve nanometre kavramını ilk defa kullanmıştır. Nano ölçekte özel ölçme ve üretim yöntemlerinin geliştirilmesiyle atom ve molekül büyüklüklerinde imalat yapılabileceğinin mümkün olabileceğini ve bu sayede birçok yeni keşiflerin olabileceğini söyleyen Richard Feynman (1959)nanoteknolojinin babası kabul edilir. Nanoteknoloji terimini ilk kullanan biliminsanı Norio Taniguchi’dir (1974). Taniguchi, nanoteknolojinin başlıca bir atom veya bir molekül tarafından malzemelerin işlenme, ayrılma, birleştirilme ve deformasyon süreçlerinden oluştuğunu ifade etmiştir. Nanoteknoloji kelimesinin popüler olmasını sağlayan bir diğer önemli isim ise Eric Drexler’dir. Drexler yaptığı yayınlarla toplumu hem nanoteknolojinin potansiyel yararları hem de riskleri konusunda eğitmeye çalışmıştır. Nanoteknolojinin gelişmesini sağlayan
önemli buluşlardan biri Gerd Binnig and Heinrich Rohrer (1981) tarafından icat edilen Taramalı Tünelleme Mikroskobu; bir diğeri ise Gerd Binnig, Calvin Quate ve Christoph Gerber (1986) tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobudur.

 

Nanoteknolojinin amaçları;

  •  Nanometre ölçekli yapıların analizi
  •  Nanometre boyutunda yapıların fiziksel özelliklerinin anlaşılması,
  • Alışılandan farklı ve üstün malzeme özellikleri,
  • üretim süreçlerinin elde edilmesi,
  •  Daha dayanıklı, daha hafif, daha hızlı yapılar,
  • Daha az malzeme ve enerji kullanımı,

Nanoteknolojinin kullanım alanları;

Nanoteknolojik ürünlerin kullanım alanları içinde; sağlık, ilaç sanayi, tekstil, elektronik, otomotiv, gıda, boya gibi farklı sahalarda birçok ürünlerden örnekler bulunmaktadır. Nanoteknoloji tıpta büyük gelişmeler kaydetmiştir.
Teşhis ve tedavi alanlarında çok geniş bir spektrumda kullanımı söz konusudur. Nanoteknoloji kullanılarak
kanser tedavisinde, nörodejeneretif hastalıkların tedavisinde, AIDS tedavisinde, oküler hastalıkların tanı ve tedavisinde, solunum yolu hastalıkları tedavisinde, ilaç toksisitesinin azaltılmasında, vasiküler hastalıkların tedavisinde19,20, ilaç moleküllerinin hücre içine seçici transportunda, fototermal tümör ablasyonunda, nükleer tıp uygulamalarında, osteoblastik aktivitenin hızlandırılmasında, renal transplantasyonda rejeksiyonun engellenmesinde hızlı ilerlemeler sağlamıştır. Nano teknoloji sayesinde, çok küçük boyutlarda
üretilebilen nano-robotlar yapılabilecektir. Teşhis ve tedavi amaçlı nanorobotlar dolaşım sistemindeki toksik maddelerin metabolizması, hasarlı dokulara oksijen sağlanılması, çeşitli hastalıkların izlenmesi ve teşhisi, serebral kapiller obstrüksiyonlarında nano tüpler ile bu obstrüksiyonların giderilmesi gibi birçok alanda kullanılabilecektir.

Nanoteknolojinin bir diğer kullanım alanı olan ilaç sektöründe kullanımını açıklayacak olursak günümüzde sistemik dolaşıma geçen ilaçlar genellikle tüm dokulara homojen olarak dağılmakta ve mevcut yöntemlerle ilaç alımında, vücudun lokal bir bölgesini tedavi etmek için vücudun kritik iç organları, beyin, karaciğer, böbrek vb. birçok organda yan etkiler görülebilmektedir. Kuşkusuz ki bu uygulama dezavantajları fazla olan bir yöntemdir. Halbuki nano partiküller ile ilaçlar, doğrudan etki etmesi istenilen hedeflere gönderilebilir. Bu durumu, hedefi vuran ‘nano kurşun’a benzetebiliriz. Bu yöntemle, ilaç doğrudan doğruya hasta bölgeye veya hasta dokuya gönderilebilecek, nano tabancalar ile doğrudan hücreye müdahale edilebilecektir. Nano teknoloji ile yapılan tedavide, etken madde nano kapsüllere yüklenmektedir ve bu nano kapsüller enjektör ile sadece hasta bölgeye verilebilmektedir. Bir sonraki aşamada söz konusu nano kapsüller patlatılmaktadır ve sadece gerekli yerlere etken madde etki ederken bu zararsız nano kapsüller vücuttan dışarı atılmaktadır.

 

KAYNAKÇA

Dr. Olcay TURGUT ,Dr. H. Levent KESKİN, Dr. A. Filiz AVŞAR , Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ankara, Türkiye  Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Ankara. Nanoteknoloji nedir?

Dr. Arzum IŞITAN Pamukkale Üniversitesi, Makro, Mikro,Nano

 

 

 

 

 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir