Takip Edin

Bilim

KAHVE VE KALP SAĞLIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ

Yayınlanma tarihi

-

OKUMA ZAMANI: 5 dakika

Kahve ve kalp sağlığı arasındaki ilişki nasıldır? Sağlıklı yaşamın sevileni çay iken, konu kahveye geldiğinde ise kalp için kötü olduğu düşüncesi hakimdir. Bu yazımızda kahve ve kalp sağlığı üzerinde konuşacağız.

Kafein, metilksantinler adı verilen bir grup bileşiğe ait, doğal olarak oluşan bir maddedir. Kahve çekirdeği ve guarana bitkisinin meyveleri dahil olmak üzere dünya çapında 60’tan fazla tesiste bulunur. Bu bitkilerdeki kafeinin onları böcek hasarından korumaya yardımcı olduğuna inanılıyor. Ve ayrıca biz insanlar için uyarıcı görevi gören dünyada en çok tüketilen psikoaktif maddedir.

Kafein yaygın olarak nerede bulunur?

Kahve, çay (hem siyah hem yeşil çay) ve çikolata gibi doğal olarak kafein içeren birkaç yaygın yiyecek ve içecekde bulunur.. Enerji içecekleri ve alkolsüz içecekler gibi içeceklere kafein de eklenebilir. Hem çay hem de kahve, dünya çapında en popüler içeceklerdir ve kahve, kafein tüketiminin açık ara en büyük kaynağıdır.

Kafein vücudunuzu ve özellikle kalbinizi nasıl etkiler?

Kalp ve damar hastalıkları söz konusun olduğunda araştırmacıların çoğu, kahvenin aslında zararsız olduğuna inanmaktadır. Kahvenin sağlığımız ile olan ilişkisinin temeli aslında, 1700’lü yıllara dayanmaktadır. O dönemlerde kahvenin, sindirime ve gut hastalığına iyi geldiğine bu arada da empotansa neden olduğuna inanılmakta idi.

Kahve ve kalp sağlığı arasındaki ilişki de kahve denince akla gelen ilk fayda, yorgun olduğumuzda yardımcı olmasıdır. Kahve ve kafein içeren diğer içecekler beynimizdeki aktiviteyi artırarak uyanıklığı artırmaya, yorgunluğu azaltmaya ve konsantrasyonu artırmaya yardımcı olur.

Bu, birçok kişinin sabah kahvesi ile başlaması için yeterli olabilir. Bununla birlikte, kafein herkesi farklı şekillerde etkilediğinden ve bazı insanlar kafeine diğerlerinden daha duyarlı olabileceğinden, bazıları için potansiyel olarak olumsuz yan etkiler olabilir. 

Bazı dezavantajlar arasında gergin, huzursuz veya endişeli hissetmek, kalp atış hızının artması ve / veya kalp çarpıntısı ve uyku sorunları yer alabilir. 

Yıllar boyunca yapılan araştırmalar, günlük kahve alışkanlığımıza devam edip edemeyeceğimize dair tutarsız mesajlarla sonuçlandı. Çoğu çalışma, kalp hastalığı ile kahve alımı arasında bir ilişki bulamıyor. Bazıları, orta düzeyde kahve tüketimine bakıldığında da küçük bir fayda görüyor. 

Bitkisel kafein kaynaklarında ve özellikle kahvede, kalp sağlığımız üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilecek antioksidanlar gibi çok çeşitli başka bileşikler ve besinler bulunduğunu hatırlamak önemlidir. Bu nedenle, araştırmacıların kahve çekirdeğinin bir bileşeni olan kafeini ayırıp insanlar üzerindeki etkisine bakmak zordur.

 

Kahve ve Kalp Sağlığı: Kahve yüksek miktarda antioksidan içermektedir.

Kahve ve kalp sağlığı arasındaki ilişki de son yıllarda yapılan çalışmada, kahvenin içeriğinde fazla miktarda antioksidan bulunduğunu da ortaya koymuştur. 2005 yılında yapılmış bir çalışma, standart kahve ambalajı içerisinde yaklaşık 1300 mg faydalı içeriğin bulunduğunu belirtmiştir.

Kahve içerisinde yer alan bu maddelerin aslında kahvenin kavrulması işlemi sırasında ortaya çıktığı görüşü hakimdir. Kahve çekirdekleri, kavurma işlemi sırasında yapısal bazı değişikliklere maruz kalmakta ve ortaya; kahverenkli, nitrojenöz melanoidin adı verilen maddeler ortaya çıkmaktadır. Bu maddenin, aslında kahvenin dikkat çekici ve üzerine yoğunlaşılmış olan; antioksidan (oksidasyonu engelleyici), antimikrobiyal (mikrop öldürücü), antiinflammatuar (iltihap önleyici) ve antihipertansif (tansiyon düşürücü) etkilere sahip olduğu konusunda bir görüş mevcuttur.

 

Ne kadar kafein almalıyız?

Kahve ve kalp sağlığı arasındaki ilişkiye baktığımızda; özellikle sabahları içilen ve günlük 2 fincanı aşmayan kahve, makul bir ölçü olarak kabul edilmektedir. Gün içerisine yayılmış, 2 fincandan fazla içilen kahve, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak etki yapmaktadır. Bu esnada, Magnezyum ve B vitaminlerini vücudumuzdan uzaklaştırmaktadır.

Kahve tüketenlerin, %57’si; şeker veya tatlandırıcı kullanmaktadır. Siyah kahve, başka bir deyişle, sade kahve; yaklaşık %35 oranında tüketilmektedir.

Yeni Zelanda’da, genel popülasyon için ne kadar kafeinin çok fazla olduğuna dair kesin kurallar yoktur. Çocuklar ve hamile veya emziren kadınlar için katı kafein kuralları vardır. Çocuklar için, vücut ağırlığının kilogramı başına 3 mg’dan fazla kafein tüketmemesi önerilir. Hamile ve emziren kadınlar için, kafeini tüm kaynaklardan günde 200 mg veya daha azı ile sınırlamaları önerilir.

Yönerge eksikliği olmasına rağmen, önerilen maksimum günlük kafein alımı vardır.

Hamile olmayan veya emziren yetişkinler için bu, günde maksimum 400 mg kafein ve bir oturuşta 200 mg’dan fazla olmamasına eşittir. Kafeinin yiyecek ve içecek kaynakları değişebildiği için, kafein içeriği de değişir. Ürüne ve boyuta bağlı olarak, 400mg hızla toplanabilir.

Örneğin, bir fincan kahve, bir fincan çaydan daha fazla kafein içerme eğilimindedir, ancak bu aynı zamanda, çekirdek türü ve nasıl hazırlandığına göre de değişir.

  • Demlenmiş kahvede bulunan kafein, fincan başına 95-200 mg arasında değişebilir.
  • Hazır kahve, fincan başına 27-173 mg arasında değişebilir.
  • Siyah çay, fincan başına 40-120 mg içerir.
  • Yeşil çay fincan başına 25-29 mg arasındadır.

Çay için kafein miktarı, ne kadar suda demlendiğine, ne kadar süreyle demlendiğine ve çayın kalitesine bağlı değişebilir.

 

Kafein alımını denetlemek

Bazen yiyecek ve içeceklerden kafein tüketimimiz zamanla artabilir. Bir gün içinde tükettiğimiz kafein miktarını ölçmek, kendinizi en iyi şekilde hissetmenize ve istenmeyen yan etkileri önlemenize yardımcı olabilir.

İşte her gün aldığınız kafein miktarını azaltmak için sıcak ve / veya soğuk içeceklerinizle bazı basit değişimler.

  • Kafeinsiz kahve ve kafeinsiz siyah çayla değiştirin.
  • Nane, papatya, dut veya limon ve zencefil gibi doğal olarak kafeinsiz bitki çayı ile değiştirin.
  • Sade veya maden suyu yerine salatalık ve tat vermek için nane ile meşrubat / enerji içeceği değiştirin.

Kahvenin etkileri nelerdir?

Kahve ve içeriğinde bulunan kafeinin etkilerine bir göz atacak olursak;

  • kahve, merkezi sinir sistemini uyarır,
  • kahve, yağ dokusundan serbest yağ asitlerinin salınmasını sağlar,
  • kahve, böbrekleri etkiler. Serbest idrar miktarı artar, buna bağlı olarak dehidratasyon (susuzluk) meydana gelir.

 

Kahve gerçekleri

Kahve, dünyada sudan sonra en çok tüketilen ikinci içecektir. Bu nedenle, belki de en çok araştırılan içeceklerdendir. Kahve ile ilgili gerçeklere bir göz atacak olursak;

  • Dünyada, her gün 1400 milyondan fazla fincan kahve tüketilmektedir.
  • Kahve tatili olan dünyada 3 ülke mevcuttur. Bunlar, Kosta Rika, Japonya ve İrlanda’dır.
  • Kahve, keçiler tarafından kazaen bulunmuştur.
  • Uluslararası Olimpiyat Komitesi, kahvenin doping benzeri etkileri olan bir madde olduğunu kabul ederek, oyunlar sırasında kullanımını yasaklamıştır.
  • Amerika’lıların, %90’ı kafein ve benzeri bir ürünü her gün tüketmektedirler.
  • Kafein’de aşırı miktarda alındığında öldürücü olan bir maddedir. Öldürücü doz, vücuda kilogram başına 150 – 200 mg alındığında ortaya çıkmaktadır. Zehirlenir miyim diye merak etmeyin, 4 saat süre içerisinde 100 fincan içmeniz gerekmektedir.
  • Dünyada kahve tüketiminde ilk üç; 1- Amerika Birleşik Devleti, 2- Danimarka ve 3- Japonya’dır.
  • Dünya da üretilen kahvelerin %60’ı Arabica, %40’ı ise Robusta tipi kahvelerdir.
  • Arabica tipi kahvenin özellikleri; yumuşak tat, daha az kafein içermesi ve yüksek rakımlarda yetişmesidir.
  • Robusta tipi kahvenin özellikleri ise; daha sert bir tad olması, Arabica’ya göre iki kat daha fazla kafein içermesi ve düşük rakımlı yerlerde yetişmesidir.

KAYNAKÇA

https://www.heartfoundation.org.nz/about-us/news/blogs/can-i-drink-coffee-and-have-a-healthy-heart

Mehmet Ergenoğlu Kahve ve Kalp

https://www.medicalnewstoday.com/articles/325367#Same-results-across-all-groups>

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir