Takip Edin

Bilim

BİYOMALZEMELER VE BİYOUYUMLULUK

Yayınlanma tarihi

-

OKUMA ZAMANI: 2 dakika

Biyomalzemeler  ve biyouyumluluk. biyomalzemeer bir diğer adı ile biyomateryaller , canlı bir sistemin parçası yerine geçen veya canlı doku ile temas içinde çalışması için kullanılan doğal veya yapay malzemelerdir. Hastalıklı veya hasar görmüş organ ya da dokuların yerine kullanılmaları yanı sıra, bazı vücut fonksiyonlarını düzeltmek için omurga sabitleyiciler, bazı organların fonksiyonelliğini artırmak için kontakt lens, kalp pili, işitme cihazı gibi biyomalzemeler kullanılmaktadır. Biyouyumluluk ise; bir biyomalzemenin vücut dokularına fiziksel, kimyasal, biyolojik uyumu ve vücudun mekanik davranışına sağladığı optimum uyumu olarak tanımlanır. Tıbbi uygulamalarda kullanılan biyomalzeme türleri; seramikler, metaller, polimerler ve kompozitler olmak üzere 4 gruba ayrılır; özellikleri, üretim, avantaj ve dezavantajlarına göre tıbbi uygulamalarda kullanılırlar

Biyomalzemelerin temel özellikleri;

  • öncelikle fiziksel özelliklerini korumalı
  • kanserojen olmamalı
  • toksik olmamalı
  • alerjik olmamalı
  • uzun ömürlü olmalı
  • kullanım ömrü boyunca fonksiyonelliğini yitirmemeli
  • steril edilebilir olması biyomalzemelerin temel özellikleri arasında sayılabilir.

 

BİYOMALZEMELER

BİYOMALZEMELER VE BİYOUYUMLULUK

 

Biyomalzemeler her ne kadar son yıllarda ilgi çeken konulardan olsada  biyomalzemelerin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Mısırlıların mumyalarında kullandıkları yapay göz, burun ve dişler tarihteki en eski biyomalzemelerdir. 1880’lerde fildişinden yapılmış protezlerin vücut içine yerleştirilmesi, diş hekimliğinde altının kullanımı, bronz ve bakırdan yapılmış çeşitli protezlerinin kullanımı milattan önceye kadar dayanmaktadır. İlk metal protez vitalyum 1938’de üretilmiş.  ve kırık kemiklerin tedavisinde vida ve plaka olarak kullanılmıştır. bu kadar eski bir tarihi olan ve sağlık alanında kullanılan biyomalzemelerin uyumluluğu çok önem taşımaktadır.. İnsan vücudu protein ve oksijenli tuzlu çözeltiler içermektedir Biyomalzemelerin, kullanımları esnasında deforme olmamaları, korozyona uğramamaları gerekmektedir. Ancak bazı implant malzemeleri, vücut tarafından kabul edilmekte bazıları da reddedilmektedir.  bundan dolayı Biyomalzemelerin, toksik ve kanserojen özellikte olmaması, mekanik dayanımlarının yeterli olması, vücutta meydana gelen reaksiyonların dışında reaksiyonlara sebep olmaması ve korozyona uğramaması gerekmektedir  ve  canlı  için  biyouyumlu olması gerekmektedir.

Biyomalzemelerin kullanımı tasarlanırken fizyolojik kabul en önemli durumdur. Biyomalzemenin canlı yapı ile etkileşiminde; kimyasal çözünme, aşınma, genleşme, basınç ile etkilenmeler söz konusudur. İnsan vücudundaki akışkanlar; su, çözünmüş oksijen, protein, klorür ve hidroksit gibi çeşitli iyonlar içermektedir. Biyomalzemenin, vücuttaki sıvılarla kısa ve sürekli temas halinde ortaya çıkabilecek sorunların başında korozyon gelmektedir. Vücut bazen biyomalzemeyi canlı yapı kabul etmeyip iltihap ya da alerji şeklinde cevap verebilmektedir. Biyouyumluluk, kullanılacak malzemenin türüne yaşayan yapının neresinde, ne kadar süreyle kullanılacağına bağlı olarak değişmektedir. aynı zamanda vücudun bu malzemelere karşı verdiği tepkilerde son derece faklıdır. Canlı dokuya yerleştirilen biyomalzemeler, yapının özelliklerine, hareketine esnekliğine bağlı olarak dokulardan sürekli
tepki alırlar.   bundan dolayı biyomalzeme kullanımında en önemli faktör şüphesiz biyouyumdur.   Bu sebepledir ki sağlık alanında kullanılan biyomalzemelerin uyum problemelerini en aza indirgemek için çalışmalar devam etmektedir. ve her geçen gün daha uyumlu ve sağlam biyomalzemeler üretilmektadir.

 

 KAYNAKÇA

Zehra Deniz ÇIRAK Derya Büşra YAKINCI, TIBBİ UYGULAMALARDA KULLANILAN BİYOUYUMLU BİYOMALZEMELER, İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dergisi, ISSN: 2147-7892, Cilt 8, Sayı 2 (2020) 515-526

 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir