Takip Edin

Biyoloji

BİYOLOJİK SAAT NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

Yayınlanma tarihi

-

OKUMA ZAMANI: 4 dakika

Biyolojik saat nedir? Nasıl çalışır? Adından da anlaşılabildiği gibi “zamanı” ölçmeye yarar. Ancak biyolojik saat nedir  bildiğimiz saatlerden biraz farklı bir şekilde: biyolojik bir saatin, harici güç kaynaklarına veya zamanı ölçmek için referans alacakları cisimlere ihtiyacı yoktur. Biyoljik saatler nasıl çalışır’ın cevabı, biyolojik ritmi sağlamaları ve üreme dönemleri gibi bazı önemli biyolojik zamanlamaları yerine getirmelidir.

Bedenimizin kendi doğal saati olduğunu pek çoğumuz hissetmişizdir. Bazı günler bu saati aktif hale getiririz. İşe gitmek için, okula başlarken uyanmak için beden saatimizin alarmını kurarız. Birkaç gün içinde bedenin kendi saatini (biyolojik saat nedir) kurduğunu ve saat çalmadan çok kısa bir süre önce hatta birkaç dakika önce uyandığımızı görürüz. Akşamlarıysa hep aynı saate uykumuz gelmeye başlar. Bedenimizin kendi doğal saati devrededir artık. Bize, biyolojik saat ne kadar uyanacağımızı ve ne zaman uyumamız gerektiğini söyler. Bedenimizde yalnızca uyku düzenini değil, birçok işlevin zamanlamasını yapan bir sistem bulunur. İşte, bu doğal zamanlayıcı sayesinde hücreler işlevlerini belirli zamanlarda artırıp, başka zamanlarda ise azaltıyor.

Biyolojik saat nedir?

 

Biyolojik saat nedir? Nasıl çalışır?

Biyolojik Saat Nasıl Çalışır?

06.00: Kortizon salgılanmaya başlar ve organizma uyanır. Metabolizma hareketlenerek günün aktiviteleri için gerekli enerji ve proteini hizmete sunar.

07.00: Vücut hala zayıf safhadadır. Beden tüm gücünü daha toparlayamadığından spor yapılmak önerilmemelidir. Sabah erken saatlerde yapılan aktiviteler kalbe ve dolaşıma gereksiz yere yüklenilmesine sebep olur.

11.00: Vücudumuzun tam formundaki olduğu saattir. Kalp ve dolaşım o kadar zindedir ki muayenelerde kalpte bir bozukluk varsa gözden kaçabilir. Ayrıca bu saatlerde zihnimiz hızlı çalışır ve özellikle hesap işleri zorlanmadan yapılabilir.

12.00: Dikkat azalır, uyku basar. Vücudun dinlenme ihtiyacı kendini gösterir. Midedeki asit fazlalaşır, beyindeki kan azalır.

16.00: Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşımın en iyi olduğu saattir. Mide asidini önleyici ilaçların etkisi bu saate daha verimlidir.

17.00: Organların faaliyeti üst düzeydedir. Bedenin kuvveti artar. Böbrekler, mesane çok çalışır.

19.00: Tansiyon ve nabız tembelleşir. Bu nedenle, tansiyonu düşüren ilaçlar konusunda dikkatli olunmalıdır.

21.00: Sindirim organlarının günlük görevi sona erer.

23.00: Tam dinlenme saatidir. Organizma tüm gün aktif bir şekilde faaliyette olan hormonu durdurur.

24.00:  Uyuduğumuz sırada deri hücreleri durmaksızın çalışır. İlk rüya safhası bu zamanda başlar.

Biyolojik Saatler ve Ritimler Neden Evrimleşti?

Çünkü çevre hiçbir zaman sabit değil, sürekli olarak değişir. En basitinden, Dünya’nın kendi etrafında dönmesinden dolayı düzenli olarak gündüz ve gece, Dünya’nın Güneş’in etrafında dönmesinden dolayı mevsimler, Ay’ın Dünya etrafında dönmesinden dolayı gel-gitler meydana gelir. Buna çevresel ritimler denir.

Bunların evrimleşmesinin sebebi, bazı hayati davranışların doğru zamanda yapılabilmesini sağlamaktır. Örneğin siyanobakterilerde, fotosentez ve nitrojen bağlanması aynı anda olabilmektedir. Ancak nitrojen,  ortamda oksijen bol  miktarda bulunurken bağlanamaz. Bu sebeple, biyoljik saatin evrimi sonucu, bu iki işlem birbirinden ayrılmıştır. Fotosentez gündüz yapılırken, gece nitrojen bağlanır. Buna zamansal ayrışma denir.

BİYOLOJİK SAAT NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

BİYOLOJİK SAAT’İN BEYİNLE İLİŞKİSİ

Beyindeki Ana Saat:

Çevre ve canlılar bir bütün halindedir. Çevredeki her türlü değişiklik canlıları, canlılardaki değişikliklerde çevreyi etkilemektedir. Bu yüzden canlılar milyonlarca yıl içinde çevreye göre şekillenmişler ve bugünkü hallerini almışlardır. İşte çevreye bu uyumun sağlanmasında ortaya çıkan en önemli oluşumlardan biri, canlıların taşıdığı biyolojik saatlerdir. Nasıl, farkında olduğumuz dünyada, istemli yaptığımız işlerde, çevreye uyum sağlamak için kollarımızdaki saatleri kullanıyorsak, vücudumuzda da bizler farkında olmadan yürüyen binlerce iş, reaksiyon için bugünkü bilgilere göre neredeyse her hücrede var olan çevreye uyumlu birer saat oluşmuştur.

Biyolojik saatimizin beyni mekanik veya biyolojik her türlü saatin temelinde zamanı doğru şekilde ölçebilmek için düzgün çalışan bir titreşim hareketi yapmaktadır. Biyolojik saatlerde bunun için kimyasal moleküller kullanılır. Bu saat vücudumuzun neresindedir saat, ışık tarafından ayarlanabildiğine göre ışıkla birebir ilişkisi olan bir bölgede olabilir; yani ya derimizde ya da gözlerimizde. Derimizde ışık reseptörleri olmadığına göre, gözlerle ilişkisi olması daha mümkündür. Gerçekten de yapılan çalışmalar sonucunda gözden çıkan optik sinirin birkaç dal verdiği, bir hipotalamus çekirdeği olan suprakiazmatik nükleosun, biyolojik saatimiz olduğuy belirlenmiştir. Optik kiazma’nın tam üstünde yer alan bu çekirdekten, diensefalon ve mezensefalon’daki bazı yapılara ve melatonin ve seratonin salgılayarak uyku uyanıklık dengemizi ayarlayan pineal beze giden lifler olduğu da bulunmuş, böylece pineal bezin de suprakiazmatik nükleon tarafından yönetildiği anlaşılmıştır.

Suprakiazmatik Çekirdek Nasıl Yapar?

Suprakiazmatik çekirdek ritmi düzenlerken hipotalamusta kendine üç ana yol belirlemiştir. Bunlar; retinohipotalamik yol, genikulohipotalamik yol ve çekirdeklerinin yollarıdır. Bu yolda suprakiazmatik çekirdeğinde bulunan otonom nöronlar, hipotalamusun içindeki ve dışındaki beyin bölgelerinde biyolojik sinyalin iletimini sağlayabilen yolaklar eşlik eder.

BİYOLOJİK SAAT NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

SUPRAKİAZMATİK ÇEKİRDEĞİN ANATOMİK LOKALİZASYONU

 

Biyolojik Saat ve Yaşlanma:

BİYOLOJİK SAAT NEDİR? NASIL ÇALIŞIR? Canlılarda biyokimyasal, fizyolojik ve davranışsal birçok süreç yaklaşık 24 saatlik periyotlar halinde salınım gösterir. Sirkadiyen ritimler arasında aktivite dinlenme , beslenme, açlık, üreme, vücut ısısı, birtakım hormonlar ve metabolit döngüler bulunur. Bir başka deyişle beynimiz ve vücudumuz bir sirkadiyen ritim döngüsünde biyolojik saatlerde uyumlu çalışır. Fareler üzerinde yapılan çalışmalarla, tüm dokularda protein kodlayan genlerin %50’sinin sirkadiyen ritim gösterdiği belirlenmiştir. Sirkadiyen ritim çevresel faktörlerden bağımsız çalışmakla birlikte güneş ışığı ve sıcaklık gibi çevresel faktörlerden etkilenir.

Ritmik davranışların yaşla birlikte azalmaya başlaması, yaşlanmanın sirkadiyen saat üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu gösterir. Bu tür ritmik davranışların azaldığına dair en güzel örnek, yaş ilerledikçe uyku saati azalmasıdır. Hayvanlar da, insanlara benzer şekilde yaşlanma ile birlikte dinlenme- aktivite ritim bzozukuluğu gösterir. Bütün bunlar sirkadiyen saat ve yaşlanma ilişkisi üzerine çok sayıda araştırma yapılmasına neden olmuştur. Yaşlanma, birçok fizyolojik verinin kademeli olarak düşüşü ile tanımlanabilir. Bu fizyolojik veriler arasında, metabolik fonksiyonda azalma, yağ kütlesinde artma/yağsız kütlede azalma, uyku/uyanıklık siklüslerinde bozulma, bilişsel performansta azalma, retinal fonksiyonda düşme ve immün fonksiyonda düşmeler bulunur.

BİYOLOJİK SAAT NEDİR?

 

 

 

KAYNAKÇA

Biyolojik Saat: Kronobiyoloji nedir? – İndigo Dergisi (indigodergisi.com)

Biyolojik Saat Nedir Biyolojik Saati Duzenlemek – Instumental ST

Biyolojik Saat Nedir? Sirkadyen Ritm Nasıl Çalışır? – Evrim Ağacı (evrimagaci.org)

Biyolojik Saat ve Yaşlanma – KURIOUS

(PDF) Beynimizdeki Saatin Dişlileri (researchgate.net)

 

 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir